KUMAR BAĞIMLILIĞI

KUMAR BAĞIMLILIĞI

KUMAR BAĞIMLILIĞI

Kumar bağımlılığı, Dünya Sağlık Örgütü tanımına göre, kişiyi bedensel, ruhsal, ekonomik, iş hayatı, aile ilişkileri ve sosyal ilişkileri bozan yani kişinin işlevselliğini bozan, bırakınca yoksunluğunun olduğu (gerginlik, huzursuzluk vs), durdurmakta zorlanılan, ömür boyu süren bir beyin hastalığı olarak tanımlamaktadır. Kumar tanımdan da anlaşılacağı üzere sadece kişiyi etkilemiyor, aynı zamanda hem kamuyu hem de aile ilgilendirmektedir. 
Kumar bağımlılığı genel olarak bir oyunun, müsabakanın veya olayın sonucu üzerine para veya değerli bir şey ortaya koyarak kazanç elde etme maksadı taşıyan davranış şeklinde de tanımlanmaktadır. Bununla birlikte kumar, bilerek ve isteyerek bir risk alma davranışıdır. Her hastalığın kendi içinde belirtileri söz konusudur. Mesela grip hastalığına yakalanan bir bireyin burun kızarıklığı ve akması, halsizlik, ateş gibi belirtileri ne kadar olası ise, bağımlılık hastalığına yakalanan bir bireyin zihnine sürekli kumar düşüncelerinin gelmesi, zamanla giderek miktarının artması, sıklığının artması, yalan söyleme davranışının artması, kontrolünün kaybolması gibi birçok belirtiler de bir o kadar olasıdır. Hastalığın seyrine baktığımız zaman, ne zaman başlamış, hangi oyunları oynuyor, kişilik yapısı nasıl, en çok yatırdığı maksimum ve minimum tutar kişinin bağımlılık şiddetti açısından önemli bilgileri vermektedir. Bağımlılık şiddeti açısından diğer bir bakacağımız unsur ise, kişinin oynadığı oyunun türü. Bağımlı birey iki farklı oyun çeşidini seçebilmektedir. Bunlar sürekli ve süreksiz oyun türleri. Sürekli oyun türleri hızının yüksek olması ve oyunlar arası duraksamanın çok az olması, yanı hızlı oynanması. Süreksiz oyun türleri ise, yavaş oynanması ve oyunlar arası belirli bir zaman aralığının olmasıdır. Bu oyun türlerine örnek verecek olursak, sürekli oyun türlerinden blackjack, elli bir, batak, rulet gibi oyunları, süreksiz oyunlara örnek ise, piyango, spor loto, spor toto gibi oyunları örnek verebiliriz. Bu iki tür oyunun bağımlılık yapma riskleri farklı olmaktadır. Sürekli oyunlar süreksiz oyunlara göre bağımlılık yapma riski daha yüksek olan oyun türleridir. Ancak bu tür oyunların hepsi bağımlılık riski oluşturur. 
Kumar bağımlılığında seyrinde çeşitli evreler vardır. Bu evrelere değinecek olursak, kazanma evresi, oyunla ilgili zihinsel kayış, tolerans ve denetim kaybı bu dönemde gelişmeye başlar, bu dönem kumara harcanan emek ve zamanın arttığı bir dönemdir, bu dönemde kayıplar da vardır ama kişi daha çok kazançları üzerinde durmayı tercih eder, kaybetme evresi, bu evre büyük bir kayıpla başlar, tam kazanacakken kaybetme diye tanımlanan bu yaşantı aynı zamanda sanal kazancın kariyeri niteliğini de taşır, tükenme evresi, kişinin elinde hiçbir şey kalmadığı dönemdir, kişi mutsuzdur, depresyon ve intihar girişimi oranı yüksektir, vazgeçme evresi, bu dönem kişinin her şeyi kaybettiği dönemdir. 
Kumar bağımlılığında, bahsedeceğim önemli unsurlardan biri istek, duygular ve düşünceler. Bağımlı birey, isteğiyle başa çıkmakta zorlanmakta, kaybıyla beraber hissettiği duyguyla kaybın peşine düşmede ve birçok düşünce tuzaklarıyla kumar döngüsünde kalabilmektedir. Burada kişi kontrolünün kendisinde olduğunu düşünerek çıkabileceğini düşünmekte ve durduramamaktadır. Bireyin bu döngüde profesyonel destek almanın önemi de bu açından önem arz etmektedir.
Bağımlılık tedavisinde, ayaktan ya da yatarak tıbbi destek, ilaç tedavisi, psikoterapi (aile görüşmeleri, grup terapi), adsız kumarbazlar, sosyal hizmet görüşmeleri gibi bilimselliği kanıtlanmış multidisipliner çalışmaların bağımlı bireylerin tedavisinde önemli rol oynadığı gözlemlenmiştir. Aynı zamanda kumar bağımlılığı ile eşlik eden ruhsal hastalıklar için de tedavi gerekmektedir. Örneğin, depresyon, kaygı bozukluğu, uyku problemleri gibi durumlarda da ilaç ve psikoterapi seçeneği kullanılmaktadır.
Kumar bağımlılığı çeşitli tedavi yöntemleriyle tedavi edilebilir bir hastalıktır ve iyileşmez fakat düzelir, nüks etmesi olası olduğu için profesyonel kişilerden (psikiyatrist, klinik psikolog, bağımlılık psikoloğu) destek alması tedavi seyri açısından önemlidir. Tedavi çok yönlü olduğundan bu süreçte ailelerin de bağımlıya yaklaşımda yani tutumlarında, kural koymalarında, sınır problemleri, bağımlı bireyin alması gereken sorumlulukları kendilerinin üstlenmesi vs gibi birçok konuda problemler yaşadıklarından bağımlı ile beraber profesyonel destek almaları gerektiğini ifade etmek isterim.